Advert
Advert

Menemen Olayının Aslı!

Menemen olayı üzerinden sürdürülen 86 yıllık değer düşmanlığı!

Menemen Olayının Aslı!
Menemen Olayının Aslı!
Bu içerik 431 kez okundu.
Advert

Menemen meydanında vuku bulan vahim olay, millet ve değerleriyle düşman bir kısım çevrelerce 86 yıldır tanrıya verilmiş bir söz gibi, yıllık bir ibadet gibi her 23 Aralık’ta tezgâhlanır...

Bu tezgâh üzerinden dine, dini değerlere ve millete saldırılar düzenlenir. Ve bu CHP’nin dört elle, isterik bir bağımlı gibi sarıldığı senelik morfinleme ritüellerinden birisidir…

Benzer provokasyonları hala, 2016 yılında daha da artarak ülkemizde ve bölge coğrafyalarımızda çok daha açık ve seçik halen yaşamaktayız.

Başlarında Giritli bir esrarkeşin bulunduğu 2’si çocuk, 7 kişiden oluşan manipülasyona açık başıbozuk esrarkeşlerin bir kısım kanaat önderlerine  postaneden telgraf çekerek “Mehdi’nin ordusuna katılın” çağrısıyla hain kumpas başlar.

Menemen’e yönelir ve Merkez Camii’nde sabah namazından sonra eline bir yeşil sancak alarak cemaate belediye meydanında toplanmaları çağrısını yapar.

Derviş görünümlü keş başı, belediye meydanında eline aldığı yeşil sancakla “Şeriat Geliyor” naraları atar. Bunun üzerine jandarmadan, meydana aralıklarla gelen üç subay durumu bu keş başıyla görüşür ve alaya geri döner.

Alay Komutan Yardımcısı Albay Nihat, Asteğmen  Kubilay’ı yanına 26 adet askerle tekrar meydana gönderir. Ne kadar gariptir ki hiçbirinin mermisi yoktur, sadece süngüleri takılıdır.

Kubilay’ın, meydanda esrarkeşlerin başı ile karşılıklı sert konuşmaların yaşandığı anda arkasından bir silah patlar ve Kubilay’ın ayak topuğuna saplanır.

Bunun üzerine meydanda herkes kaçışır, yine ne gariptir ki 26 askerin hepsi kaçanların arasındadır. Kubilay yaralı bacağını sürüyerek hükümet konağına gider. Meydanda ki hükümet konağı ve karakol kapalıdır(!). Bacağını çeke çeke sığınacak yer olarak camiye yönelir.

Avluda onu fark eden keş başı, ayağından vurulmuş asteğmen şehit Kubilay’ın başını keserek sancak direğine asar. Kubilay’ın vurulmasından bu ana kadar geçen süre 20 dakikadır. Her yer kapalı ve 26 asker kayıplardadır. Olayları duyarak oraya gelen 35 yaşındaki bekçi Hasan ve 27 yaşındaki bekçi Şevki Beyler de vurularak şehit edilir...

Sonrasında gelen askeri müfreze esrarkeş başı dâhil gruptan 3 kişiyi vurur. Kırma tüfek ve bağ bıçağı bulunan bu grubu sağ ele geçirerek olayı aydınlatmak yerine ekibin direk öldürülmesi tercih edilmiştir.

Olayın mahkemeye intikalinden sonra mahkeme başkanı görgü tanıkları ve sanıkları dinleyerek olayın birkaç esrarkeş meczup tarafından çıkarıldığını ve halktan destek görmediğini açıklar…

Ama açıklamayı beğenmeyen üst yönetim Cumhuriyet’e saldırı olduğunu vurgulayan bir açıklama yapar. Sonrasında basın yoluyla olay, devletin varlığını ilgilendiren büyük bir olaya dönüştürülür ve 1 Ocak 1931 tarihinde Ege bölgesinde Orgeneral Fahrettin Altay’ın sorumluluğunda sıkıyönetim ilan edilir.

Dosyalar Menemen mahkemesinden alınarak yargısız infazlarıyla nam yapmış Mustafa Muğlalı başkanlığındaki Divan-ı Harbe verilir. Muğlalı, bu olayın Cumhuriyeti yıkmaya yönelik, arkasında Nakşibendi tarikatının olduğu planlı bir irticai kalkışma olduğunu açıklar.

Operasyonun hedefi artık bellidir.

Yurdun dört bir yanında tutuklamalar başlar. İstanbul’da ki 90 yaşındaki Şeyh Esad Erbili efendi hasta yatağından alınarak mahkemeye getirilir. O ve beraberindeki 37 kişi idam cezasına çarptırılır.

Fakat, Balkanlardan Ortadoğu’ya kadar büyük bir alanda muhibbileri olan, bayram ve sair benzer günlerde on binlerce insanın ziyaret edip sohbetinden faydalanmaya çalıştığı Şeyh Esad Erbili idama mahkûm edildi!

Yargılamanın 35. Günü tutuklu halde tedavi(!) edilirken şüpheli bir şekilde öldü/öldürüldü.

İçlerinde Yahudi Josef’in de olduğu 28 kişi yargılamanın 40.günü idam edildi…

Esas efendi Ölmese/Öldürülmese büyük bir ihtimalle 90 yıllık yaşı nedeniyle kurtulacaktı. Böylelikle kurtulma ihtimali de saf dışı olmuş oldu!

Ne acıdır ki bu kumpasta şehit edilen Kubilay ve Esad efendi aynı kabristanda koyun koyuna medfundur!

 

Olayın kime yaradığı ve yıllarca nasıl pişirilip pişirilip kullanıldığı milletimiz tarafından açıkça görülmektedir. “Şeriat” adı altında oluşturulan düşman tanımı ile bu millete eziyet edilmiş ve zincirler vurulmuştur.  

Bu kumpasın; Milli sesleri susturmak amacıyla yıllardır nasıl kullanıldığını hepimiz yaşadık ve hala yaşıyoruz.

Fakat millet sabrı ve ferasetiyle o karanlık günler artık geride kaldı.

15 Temmuz’da oluşan ruh bu tip pis kumpasların küresel ve ulusal yapıcılarına karşı  duruşun, “Yeter Söz Milletindir” haykırışının bir ifadesidir.

Menemen olayının yaşandığı zamanın tek diktatöryal partisi CHP sözcülerinin ve benzer zihni yapılanmaların, bu kumpası tekrar tekrar bir şeytani ibadet aşkıyla kullanmaları ve istismar etmeleri de gayet anlaşılır bir şeydir…

 

Gazi Milletin vekili olarak, Menemen olayının 86. yılında gerçekleri konuşmak ve hatırlatmaktan asla geri durmayacağımızı beyan ediyor hürmetlerimi takdim ediyorum!

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
NAHİT YILMAZ'IN KTO AÇIKLAMASI
NAHİT YILMAZ'IN KTO AÇIKLAMASI
PARTİSİNDEN İSTİFA ETTİ
PARTİSİNDEN İSTİFA ETTİ

istanbul escort antalya escort travesti ankara escort ankara escort porno ankara escort bayan