Advert
GÖKMEN MENGÜÇ BEY'İN MİSAFİR AĞIRLAMASI
Volkan Eralp

GÖKMEN MENGÜÇ BEY'İN MİSAFİR AĞIRLAMASI

Bu içerik 797 kez okundu.
Advert

Ben 1970 İzmit doğumlu, uzun denecek zamandan bu yana çeşitli gazetelerde fikirlerimi ve düşüncelerimi yazan, çok fazla insanın gıyaben, yine çok fazla insanında şahsen tanıdığı bir vatandaşım.

Beni şahsen ya da gıyaben tanıyan insanların içerisinde sevenler de vardır, sevmeyenler de vardır.

Seven ya da sevmeyen herkes benim baş tacımdır.

Rahmetli babam "bak evladım, misafir bir insana Allah'ın bir lütfudur; evine, işyerine, çay ocağında otururken oturduğun masaya misafir olarak gelen herkes sana Allah'ın bir lütfudur, nerede olursan ol, makamın mevkin yerin ne olursa olsun, ister zengin ol, ister fakir ol, yanına gelen insan senin misafirindir, bu misafiri sev ya da sevme, önemse ya da önemseme, ne olursa olsun o senin misafirindir, misafir; her zaman ayakta karşılanmalı, misafir yanına ne için gelirse gelsin, derdini dinlemeden misafirinle mutlaka hasbihal et, halini hatırını sor, o misafiri baş köşende ağırla ve sonra girilmesi gereken konuya gir..." derdi.

Babamın bana yaklaşık 35 sene evvel söylediği bu sözleri asla unutmadım, ne zaman bir misafirim gelse hemen babamın sözleri aklıma gelir ve gelen misafirimi baştacı yaparım, ayakta kapıda karşılar, hasbihal eder, halini hatırını sorar, derdini dinler, sonrasında da yine kapıya kadar uğurlarım, tüm bunları yaparken ruh halim ne olursa olsun misafirime gülen yüzümü eksik etmem.

Bu güne kadar, çok kapıya misafir oldum, çok insanı misafir ettim, her gelen misafirimi oturarak değil, hep ayakta karşıladım, misafirim varken başka işlerle ilgilenmedim, elimde işim varsa bile o işimi bırakıp misafirimle ilgilendim.

Çok makamlarda mevkilerde bulundum, bir sürü iş yerinde çok iyi makamlarda görev yaptım ama asla misafirime karşı saygısızlık yapmadım, misafirim varken başka işlerle ilgilenmedim, misafirimi oturarak karşılamadım ve misafirim giderken asla oturarak misafir uğurlamadım, tanıdığım misafirim de oldu, hayatımda ilk defa gördüğüm misafirim de oldu, her misafirimi eksiksiz birbirinden ayırmadan ağırladım, uğurladım.

 

Mesela Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın İbrahim Karaosmanoğlu; benim bildiğim kadarıyla makamına ziyarete gelen her misafirini güler yüzlü bir şekilde kapıda karşılarmış, misafirini baştacı yaparmış, misafiriyle önce hasbihal edermiş, halini hatırını sorarmış, yine misafirini kapıya kadar güler yüzle uğurlarmış... "Mış" diyorum zira ben Sayın Karaosmanoğlu'na henüz misafir olmadım ama misafir olanlardan dinledim.

Kimdir İbrahim Karaosmanoğlu?

İbrahim Karaosmanoğlu; herkesin bildiği üzere Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı yani Kocaeli Büyükşehir Belediyesin de ki en yetkili isim, halk tarafından o mevkiye defalarca seçilmiş bir insan...

Peki Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı makamına misafir olarak gelen insanları ne yapıyor?

Elbette ki baştacı yapıyor, kapıda karşılıyor, yine kapıya kadar güler yüzünü eksik etmeden uğurluyor...

Bunu siyasetçi olduğu için ya da "sonra oy alırım" mantığıyla yapmıyor, bunu misafirin Allah'ın bir lutfu olduğunu bildiği için yapıyor...

Gelelim Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin diğer önemli ismine Tahir Büyükakın...

Kimdir Tahir Büyükakın? Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri, Doçent, yani iyi bir akademisyen, doğma büyüme İzmit'in evladı, her kesimden ya da her siyasi düşünceden insanın sevdiği, saygı duyduğu bir değer...

Şahsen bir kere karşılaşma imkanı buldum kendisiyle, gayet mütevazı, bulunduğu mevkinin farkında ama asla bulunduğu mevki nedeniyle böbürlenmeyen, kimseye yukarıdan bakmayan bir insan yani olabildiğince alçak gönüllü, güler yüzlü yani olması gerektiği gibi...

Sevdiğim bir cümle var;"bir insanın ne kadar adam olduğu, makamı yükseldikçe bir o kadar mutevazı olmasından anlaşılır..." şeklinde, heh işte Tahir Büyükakın tam da bu cümlede anlatılan kişi...

 

Gelelim yazımızın başlığına;

"GÖKMEN MENGÜÇ BEY'İN MİSAFİR AĞIRLAMASI"

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Gökmen Mengüç Bey'in makamını aradım, amacım; Kocaeli'nin gündemini ilerleyen günlerde hayli meşgul edeceğini düşündüğüm bir konuydu. (Bu yazımda ilerleyen günlerde Kocaeli'nin gündemini hayli meşgul edeceğine inandığım konuya değinmeyeceğim, zira o başka bir yazı konusu)

Randevu talebime iki gün sonra cevap geldi, Gökmen Bey'in makamından aradığını söyleyen bir hanımefendi bana "iki gün sonra Perşembe günü saat 16:45 de Gökmen Mengüç Bey sizi bekliyor" dedi.

Yani randevu talebim nihayet Gökmen Mengüç Bey tarafından dört gün sonra da olsa kabul görmüştü. (Randevu talebimin dört günlük bir süreç olması noktasını çok fazla önemsemedim "normaldir yoğun çalışıyordur" şeklinde düşündüm.)

Randevu günüm geldi, günlerden Perşembe saat 16:45; çok değil beş dakikalık bir gecikme ile Gökmen Mengüç Bey'in makam odasına girdim.

Kendisini gıyaben tanıyordum yüz yüze ilk defa geliyorduk, kendisinin lehinde ya da aleyhinde daha önce yazdığım bir yazım falanda yoktu, yani daha önce aramızda bir sürtüşme ya da zıtlaşma falan olmamıştı.

Oda da bir toplantı masası var, masanın başında Gökmen Bey oturuyor, elinde imza sirküsü, imzalaması gereken evrakları imzalıyor...

(Bir misafir olarak randevu alarak içeriye girmeme rağmen beni ayağa kalkarak karşılamaması hayli ilginç geldi bana, çünkü ben olsam gelen misafirimi mutlaka ayakta ve odamın kapısında karşılar tokalaşırdım.)

Yanına doğru ilerledim, henüz yüzüme bakmadı.

"Selamın aleyküm Gökmen Bey, merhabalar ben Kocaeli Pusula Gazetesi Bölge Temsilcisi Volkan Eralp" dedim ve kendimi tanıttım...

"Aleyküm selam, evet dinliyorum" dedi. Hal hatır falan sormadan umursamaz bir tavırla...

(Şaşırdım elbette, zira ben o makama gelen bir misafirdim ve tam tersi durumda olsak, yani kendisi beni, benim makamımda ziyaret etse kendisini tanımasam dahi "evet dinliyorum" demeden evvel mutlaka"hoşgeldiniz" diyerek, halini hatırını sorardım.)

Henüz "buyurun, oturun" falan demedi.

Buna rağmen yanında ki sandalyeye oturdum, konuyu anlattım, neden ziyaret ettiğimi söyledim, ben konuşurken yüzüme arada sırada bakıyor, önünde bulunan evrakları imzalamaya devam ediyordu.

(Yine şaşırdım, zira kendisi beni ziyaret etmiş olsa işimi bırakır, randevulu olarak ziyaretime gelen misafirimle ilgilenir, randevulu olarak ziyaretime gelen misafirimin sorduğu konuyu başka bir iş ile ilgilenmeden cevaplar, misafirim gidene kadar da başka işle uğraşmazdım.)

Tüm bu şartlar altında kendisi ile görüşmemiz nihayete erdi ve müsade isteyerek, oturduğum yerden kalkıp odanın çıkış kapısına ilerlerken, Gökmen Mengüç Bey bu kez beni şaşırtmadı ve ben odadan çıkarken oturduğu sandalyeden kalkma ve misafiri olan ŞAHSIMI kapıya kadar uğurlama nezaketini benden esirgedi.

KALIN SAĞLICAKLA...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bölgenin Tek Bayan Kadın Doğumcusu...
Bölgenin Tek Bayan Kadın Doğumcusu...
Bisiklet Sürücüsüne Çarptı!
Bisiklet Sürücüsüne Çarptı!

istanbul escort antalya escort travesti ankara escort ankara escort porno ankara escort bayan