Ramazan’da sağlıklı ve dengeli beslenme için öneriler

Tek öğünle oruç tutmak, kan şekerini düşürerek baş ağrısı, halsizlik gibi problemlere yol açabilir

Ramazan’da sağlıklı ve dengeli beslenme için öneriler
Ramazan’da sağlıklı ve dengeli beslenme için öneriler COŞKUN KORHAN
Advert

 

 

 

Ramazan ayıyla beslenmemize her zaman olduğundan daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Uzun süreli açlık sonrası geç saatte yenen ağır iftar yemeği, yeterince sıvı alınmaması, düşen kan şekerinin etkisi ile günlük tatlı tüketiminin artması ve kısıtlamalarla birlikte fiziksel aktivitenin azalması sağlık sorunları riskini de beraberinde getiriyor. Nişantaşı Hastanesi’nden Dyt. Psk. M. Berrin Ak Atiş, sağlıklı bir Ramazan ve  güçlü bir bağışıklık için iftardan sahura kadar besinlerin çeşitli, dengeli ve doğru bir şekilde tüketilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

 

Ramazan’da öğün sayısı düştüğü için besin kalitesinin daha önemli olduğunu söyleyen Dyt. Psk. M. Berrin Ak Atiş, sahura kalkmadan tek öğünle oruç tutmanın kan şekerini düşürerek baş ağrısı, halsizlik ve metabolizmanın yavaşlaması gibi problemlere yol açabileceğini söyledi ve sağlıklı bir Ramazan için önerilerde bulundu.  

 

Su ve lif sağlıklı bir Ramazan için şart

İftarla sahur arasında bol su içmek ve lifli besinler tercih etmek sağlıklı bir Ramazan için şart. Sahur ve iftarda çiğ sebze ve meyve, tam tahıllı ürünler ve kuruyemiş tüketilmeli. Haftada 2 ila 3 gün iftarda kurubaklagil ve mutlaka zeytinyağlı sebze yemekleri tüketilmeli. Haşlanmış kurubaklagil, karabuğday veya kinoa ile zenginleştirilmiş salatalar da tercih edilebilir.

 

Sahur imsak vaktine yakın yapılmalı

Sahur imsak vaktine yakın yapılmalı ve sahurda kolay hazmedilebilir, tok tutan, protein ve lif içeriği yüksek besinler ve kan şekerini hızlı yükseltmeyen kompleks karbonhidratlar tüketilmelidir. Süt, haşlanmış yumurta, az tuzlu ya da tuzsuz peynir, mevsim meyve ve sebzeleri, ceviz-fındık-badem gibi kuruyemişler ve 1-2 dilim tam buğday ekmeğiyle hafif bir kahvaltı veya çorba, ayran, şekersiz kompostolar tercih edilebilir.

 

İftara çorbayla başlayın

İftara çorba, yoğurt, salata gibi hafif yemeklerle başlanmalı ve yemekler iyice çiğnenerek tüketilmeli. Çorba vücudun sıvı ihtiyacını karşılar ve mide doygunluğunu artırır. Beyne tokluk sinyalinin gitmesi ve aşırı yemenin önüne geçmek için ana yemeğe 10 ila 15 dakika bekledikten sonra geçilmeli.

 

Tüm besin grupları dengeli ve düzenli bir şekilde tüketilmeli

İftarda tüm besin gruplarından tüketmeye özen gösterilmeli, et yemeği, sebze ve kurubaklagiller düzenli ve dengeli bir şekilde tüketilmeli. Pirinç pilavı, beyaz ekmek gibi kan şekerini hızlı yükselten besinler yerine tam buğday ekmeği, kuru baklagiller, kepekli makarna gibi glisemik indeksi düşük lif içeriği yüksek besinler tercih edilmeli. Lifli besinler hem tokluk süresini uzatır hem de az yemeye bağlı kabızlık sorununun giderilmesine yardımcı olur.  

 

Bağışıklık sistemini zayıflatmamak için gün içinde hareketsiz kalmamak gerekiyor

İftardan 1,5 ila 2 saat sonra ara öğün yapmak kan şekerinin regülasyonu ve metabolizmanın çalışması için önemli. Haftanın iki günü ara öğünlerde geleneksel sütlü tatlıların keyfi çıkarılabilir. Diğer günlerde 1 ila 2 top dondurma, meyve, yoğurt, kefir gibi sağlıklı seçimler yapmak çok önemli. Ayrıca bağışıklık sistemini zayıflatmamak için gün içinde hareketsiz kalmamak gerekiyor. Düzenli spor yapanlar oruç tutarken de spor yapabilir. Ancak sporun dozu biraz düşürülmeli. Spor iftara yakın veya iftardan 1.5 ila 2 saat sonra yapılmalı.

 

İftar ve sahur arası bol sıvı alınmalı

Ramazan’da sıvı kaybına bağlı baş ağrısı, sinirlilik, yorgunluk ve konsantrasyon eksikliği yaşanabilir. Bunun önüne geçmek için iftarla sahur arasında bol sıvı alınmalı. Sıvı alımı çay, kahve, kola gibi vücutta diüretik (su atıcı) etki yapan içeceklerle değil, bol su, kefir, ayran, komposto ve sade maden suyu ile sağlanmalı.

 

Hastalar hekimlere danışarak oruç tutmalı

Diyabet, kalp ve böbrek hastaları, gebe ve emzikli kadınlar, gelişme çağındaki çocuklar, çok yaşlı olan hastalar, özel bir diyet uygulaması gereken ülser, kolit, kronik bağırsak hastalığı olanların ilgili hekime danışmadan oruç tutmamalı. Diyet veya ilaç yoluyla durumları kontrol altına alınan tip 2 diyabet ve hipertansiyonlu hastalar oruç tutabilir. Hipertansiyon hastalarının sosis, işlenmiş ve tuzlanmış et ve balık ürünleri, zeytin ve turşu, atıştırmalık yiyecekler, tuzlu peynirler, çeşitli hazır krakerler, salatalar, ezmeler ve soslar (mayonez, hardal, ketçap) gibi yüksek miktarda tuz içeren gıdalardan kaçınması gerekir.

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÖZDEMİR MAZBATASINI ALDI
ÖZDEMİR MAZBATASINI ALDI
YÜREKLERİ SIZLATAN GÖRÜNTÜ
YÜREKLERİ SIZLATAN GÖRÜNTÜ

istanbul escort antalya escort travesti ankara escort ankara escort porno ankara escort bayan